Templates by BIGtheme NET

YOLU HEP KALBİNİZE ÇIKAN İNSAN SAİM KAYA

Benim için en büyük sanat ödülü bir gelecek inşasında görev almaktır diyor sanat adamınız Saim Kaya. Hayatın konuşkan, aşkın natürel, akışkan, ulaşan, arayan, çabası olan, kaygısı olan, keder ve sevinç duygularıyla yıkanmış, her nesne ve derde deva bir sanat adamınız varsa. Göçebe ve gençliğe sürgün, her şeyi gören, yalnızlıkları ıskalamayan, bir çocuğun gözleriyle nar ağaçları, kırlangıçlar, kengerler, yağmur kokusuyla kapınızı çalan bir sanat adamınız varsa. Aşkın sessiz koleksiyoncusu, eserlere ses vererek sizi baştan çıkarıyorsa, yalnız bir hayatın ruhunu şımartmak üzere renklerle, desenlerle, kompozisyonlarla oynayan, ışıklarla sevişen çocuk gönüllü bir tabibiniz varsa; terk edilmiş bir yaranın içerisinde kurtulmaya çalışan renkler ve efektlere tutunuyorsanız, renklerin, hayatın, bilimin, sanatın o esrik büyüsüne kapılıp kozmik bir enerjiye eşlik ediyorsanız sanat adamınız Saim Kaya’dır.

Yazı:  Yazar- Şair Cevat SARIKARTAL

Kalbinden geçen renk henüz tamamlanmamış. Bir Sema Çulam ışığında yıkanmış sanat adamı, parmak uçları bile renk koleksiyoncusu. Dilinde uçurumdan dönen bir aşk kelebeği, renklerinde ve felsefesinde Türkçenin yenilenmiş, kaos alanından uzaklaşmış, kelimeler gazelinin yaralı çağdaki galerisinden geçiyorsunuz.

Kalbe yakın, hayata yürek olmuş, Saim Kaya’yı hakikat ve sanat bahçesini düzenlemeye, yönlendirmeye, Samsun’dan doğan bir aşk uğruna 19 Mayıs gençlik seçkileriyle anlam kazandıran Mavi Yola Çıkış resmine selam duruyorsunuz.

Karanlık geceleri kovan ve yüzünüze düşen derin gökyüzünün ışıltılı arkadaşlığıdır. Saim Kaya çelebi bir renkle Bakırköy sanat kolektifini kurarak renklerin koleksiyonundan gökkuşağını geçen, uzak ve yetim olanın resmini yapan şarkısını dinleten sanat adamınız.

Şimdi hangi felsefe var şunun şurasında kara bir gündemden aydınlık bir coğrafya, koskoca bir harita çıkaracak.  kalbinizden gelen üşüyen ruhlarınızın tabibi, onu ısıtarak ona aşk ve şevk, ona motivasyon, ona ilericilik, aydınlık felsefe, ona derin bir Anadolu geleneğinin üzerine inşa edilmiş çağdaş bir kültür, ona birleştirici ve bütünleştirici, ona ayrımsız kardeşlik ve dostluk, gönlünüze pastoral düşler gönderecek bir sanat adamıdır Saim Kaya.

Sıvası dökülmüş konakların yasını tutacak ve onları onaracak kadar gönlündeki ılık nefesi esirgemeyen bir düş zengini insan, hayatta hiçbir şey sıcak bir gülümsemeden ve cömert bir kalp ritminden daha kıymetli değildir. yürek onun biricik evidir evinde hep sanat yaşar, biz onun içinde var oluruz.

Saim Kaya Hayat yorumla -sanat yorum sanat galerisini kurduğunda; zaman renklere, felsefeye, aşka, modernizme, kendimize, klasizme, kısacası insanlığa akıyor. Yıllar geçiyor geçsin, çok acılar çekiyor olabiliriz. Gün doğuyor, ılık ve ışıkla yıkanıyoruz.  Edebiyat var, sanat var, şiir var, resim var,müzik var. Ağlayan gözlerimizde yaş var, kalbimizde hüzünlü bir protest tavır var, yaslandığımız bir dağ var. Yaralı mevsimlerin imdadına yetişen yağmurlar var. Ruhumuz aşka, gönül alana göç etmiş pir Yunus nefesiyle. Kadim bir gelenek geleceğe koşuyor, coşuyor, okşuyor, seviyor. O halde sanat adamınız, özlediğiniz her şeyi öpüp,  koklayıp önünüze koyuyor. Kanatlarına takılıp allı turnalara ulaşıyorsunuz. Mavilikler ülkesine doğru yol alıyorsunuz. Güneş fırtınasından, aydınlık geleceğe çocukluk anıları yaparak kumsaldaki resimlere ulaşıyorsunuz.

Özgürlük ve özgürlüğün yakamozlu yalın, bazen badireli bir yolu gideceğiniz adresse, Mehtaplı bir sanatın ağırlığı durur üzerimizde. Aşksız ve ruhsuz bir yolun pulsuz ve zarfsız bir mektuptan farklı olduğunu kim söyler. Hasretin kaderinde yağmurun ve rengin geçtiğini, şimşeklerin senfonik bir renk armonisiyle, aşk bekleyenlerin kendilerine gönderdikleri gönül belgeleridir.

Saim Kaya sanat, sergi, müzayede, koleksiyon, müze ve sanat danışmanlığı, küratörlük akademisinin en naif, en ağırbaşlı ve vakur yolcusudur.  Yolu hep gönlünüze çıkar, yolu hep aşka çıkar, dostluğa çıkar, kardeşliğini tadarsınız. Yalnız akşamlarınızın ışıklı yıldızıdır.  yolunuz bilime ve sanata çıkar,şiire, resime çıkar, eskizlerden geçersiniz, klasik ve modern sanat biçimlerinin tamamlayıcı ve ilave edilen hallerinden dem vurup dünya sanatına çıkarsınız.

Saim Kaya her daim sanat temaşasında geleceğin eserlerinin nasıl bir üslup ve hayatı anlama tarzıyla inşa edileceği, gönülden topladığı sanat birikimlerine dünü, bugünü ve yarını da ekleyerek sanat adına doyumsuz lirizmi, sevgisi ve hayata dair kapsayıcılığı olan sanat yapımlarından her daim etkilendiğini hissedersiniz.

Saim Kaya atölye, üretim, çalışma, galeri ve sanatseverlere yolculuğun adıdır. Her şeyin kaos ve karambollere sürüklendiği, yaralarının kanadığı, eşitsizlik ve adaletsizlik gezegeninin kendini hatırlamayan bu çaresizlik halinde; umut ve gelecek adına küçücük de olsa bir blues tadıyla doğan güneşe merhaba diyerek yaklaşıyor sabahınıza. Sezginin ve yeteneğin sanata yoldaşlık ettiği, matematik ve ışığını dengeleyen kalbinin ve ruhunun bir umut için yeniden başla anlayışıyla yola çıkması hep anlamlı ve anlamlaştırdığı bir dünya özlemiyle size yaklaştığına tanık olursunuz.

Saim Kaya sanatta renkli bir nefesin sanat camiasına evrilmiş, aşk gibi yaşadığı bir sanat adamlığı, koleksiyoner ve galericilik, hep imrenilen bir tavır, bakıl açısı ve kalp  esenliğiyle devam etmesidir.

Sanatçı dostluğu, dayanışması, sanatçı tanıtımı, sanatın yaygınlaşması, ulaşılabilir olması içi sanatın gücüne, sanatın bütün dalı ve enstrümanlarıyla, ruhuna nakşettiği asil efendisini gönlünden tutmasıyla devam ediyor. Ruhunda renklerin pınarı akıyor. Susan, birbirine dokunan hayatlar gibi,  yaşama gülen şarkılar ve şiirler gibi, içimizde koşan bir küheylan gibi, Kafka gibi, Burges gibi, kelebekler renklerini bırakıyor, güller kokularını, yoksullar gözyaşlarını, yağmur sesiyle loş bir adanın ışıklardan alacağı kaldığını düşünüyorsunuz. Sanata göç başlamıştır artık. Kervan sanat yorum mahallesine taşınıyor,orada yeşeriyor.

Saim Kaya sanata katkılarından dolayı alkışlayacağınız, özgür ve özgün eserlerin desteklendiği, korunduğu bir sanat adamının adıdır. Sanat bizi terk etmesin, her sokağın bir rengi olmalıdır, her nefesin oksijenli bir mahalleden yürüyebilmesidir. Kalbin sevincidir, çocuğun iç çekişidir, rüyadır, kapanmayan yaradır. Eski çarşı yeni mekandır. Afacan bir martının gözlerindeki deniz özlemidir.

Saim Kaya özgürlük ve özgünlük felsefesini sanat anlayışına bir gül demetiyle tutturuyor. Ateşin kalbinden aldığı gülleri kırmızı bir dünyayı kor olmaktan kurtarıyor. Nar olma aşkına geri döndürüyor. Bu sanat adamıyla gümüş derelere, yeşil ovalara, mavi denizlere ve pembe ufuklara olan özleminizi de gideriyor. Fakirleşmiş ve çölleşmiş bir dünyadan yeşili, mavisi, beyazı gerçek bir dünyaya yönlendiriliyorsunuz.

Ben bir sanat adamını anlatırken daha zor paragraflarla baş başa kalıyorum diyebilirim. Sanat adamlığı spor adamlığı değildir, bir eliniz yağda bir eliniz balda hiç olmaz. Size genç umutlar kalır, vefa kalır, memleket sevdası kalır, umuda uyanmak kalır, rüyaları zenginleştirmek kalır, yüz metre yerine maraton kalır, aşkın gerçek yüzü kalır. Umudun gönlündeki genç baharlara taşınmak kalır, derviş kokulu bir dergah kalır, 19 Mayıs kalır, 29 Ekim kalır, dut ağaçlarıyla inleyen bir bağlamanın öksüz telleri kalır,ruhunda kırılan aynanın izleri kalan çocukların yüzleri kalır, buğulu ve kırılgan bir hayatın içerisinde natürel ve beyaz çiçekleri selamlayan bir ustanın hayalini gerçeğe dönüştürmenin gülümseyişi kalır. Ona kalırsınız küçük bir tebessümle.

Saim Kaya masallara gülümseyen bir gönül çocuğudur. Akustik bir hayatın solosu, sanat, ustalardan seçkiler, genç sanatçılar, sanatseverler, sanata başlayanlar, sanat izlemeye hakkı olanlar, deminin hayatı tazeleyen hayata pembe, mavi, beyaz damarlar ilave eden, aşkın ve yaşamın merkezine taşındığı bir bir yolun vefakar yolcusudur.

Usta sosyal sorumluluk projelerinde her daim yer almış, hayatı tüm boyutlarıyla ele alan,irdeleyen ve sorgulayan bir sanat adamıdır. Ruhunda hep yardımlaşma ve dayanışma duyguları yaşatan, Türkiye gündemini hep takip eden, gündemin içerisinde yer alan, hayata dair hep yüzü olan bir sanat adamıdır. Teori, pratik, hayat ve insan tüm genlerinden okuyabilen, Bakırköy’ün içerisinden yarasına tabip çağıran, çocukların çiçek armağan ettiği, her sabahın aşka doğduğunun kanıtı olduğunu görüyorsunuz.

Saim Kaya sanat dostunuzdur. Gerçek bir sanat arşivi oluşturmak, koleksiyon yapmak, imkanı için sanatın aşka dönüştüğü mavi bir yaz nefesidir. Yüzünde Bedri Rahmi Eyüpoğlu,  yüzünde Sema Çulam ışığı gezer. Yüzünde hep Hoca Ali Rıza, Şeker Ahmet Paşa, Abidin Dino izlersiniz. Yüzünde turnalar geçer, yüzünde kelebeğe renk veren sanat yapıtları taşır. Yüzünde İbrahim Balaban, Nuri İyem, Muzaffer Akyol izlersiniz. Yüzünde öksüz kalmış yetim bir mahallenin ışığı dalgalanır.

Renklerin, felsefenin, yardımlaşma duygusunun, yaratıcılıktan, estetikten, zarafetten yana yudumlar güneşini. O keyifle, o aşkla, umudun en yorulmaz yolcusuyla muhalefet tarzı hep yoğun, sanat bilgisiyle hep özel bir insan. Kimseye benzemeyen, gönlündeki turnalarla bir bağlamanın eşliğinde, ağlamayı yarının güzel günleri adına ağlamaya çevirdiğini anlıyor, izliyorsunuz.

Saim Kaya’dan söz ederken elbette sanatın insancıl ve aşka dönük yüzünü hep öne çıkarıyoruz, çıkarmak zorunda kalıyoruz. Aydınlığın o mavi yüzüne demir atmak, aşka merhem sürmek, her daim kalbinizi diri tutarak, gönül esintisine gülümseyerek, dar, sığ kalıpları kırarak derin sulara açılmaktır Saim Kaya’yla yolculuk.

Ustanın divanında susuzluktan yeni çıkmış, ılık ve esintili renklerin köklerine, kendi sanatımızla dünya sanatının balkonunda buluşmakla evrensel bir buluşmayı keder yolculuğundan kader buluşmasına çevrildiğini anlıyorsunuz.

Sanatı içinizde okumanız gerekiyor. En renkli, en masum, en lirik, toplumsal bir gezegenin renkli semasında resimleri pastel bir renge batırarak yaşıyorsunuz. Yaşanacak günler adına yolun açık olsun ustam.

Cevapla

ăn dặm kiểu NhậtResponsive WordPress Themenhà cấp 4 nông thônthời trang trẻ emgiày cao gótshop giày nữdownload wordpress pluginsmẫu biệt thự đẹpepichouseáo sơ mi nữhouse beautiful