Templates by BIGtheme NET

SADECE HAYVANLAR DEĞİL HAYVANSEVERLER DE TEHDİT ALTINDA

Son günlerde söz birliği edilmişcesine Sokak Köpekleri başta olmak üzere sokak hayvanları ve hayvanseverlere karşı yürütülen bir kampanya var. Yaşanan birkaç talihsiz olaylardan sonra sokak köpeklerini hedef haline getiren haberler, açıklamalar, köşe yazıları sık sık gündeme düşer oldu. Bu yazılanlar, söylenenlerle sadece Sokak Hayvanları değil hayvan sever insanlarda hedef tahtasına konuldu.

Yazıya başlamadan önce belirtmek gerekir ki fikir özgürlüğüne saygılı olmak gerektiğinin ve söylediklerinden dolayı da küfür ve tehtid ile bir yere varılmayacağını söylemek lazım.

Televizyon yorumcusu olduğunu anladığım ve hayatımda ilk kez gördüğüm Mehmet Ali ÖNEL Bey Beyaz TV’de çıkmış şöyle diyor.

“Bir insanın hayatı söz konusu ise, Milyonlarca hayvanın hayatının önemi yoktur”  yerine

İnsan hayatı önemli ama Hayvanların hayatı da önemli nerede yanlış yapıyoruz da insan hayatı tehlikeye düşüyor. Deseydi iyi olurdu.

“Hayvan hakkı mı? İnsan hakkı mı?” yerine

İnsan haklarının olduğu kadar Hayvanlarında bu dünyada yaşam hakkı var.  Diyebilseydi.

Var olan hayvan hakları yasasını, kısırlaştırma yasasını maalesef hiç anlamamış.

“Bu yasaya göre Kayseri’de çocuğa saldıran köpeği alıp kısırlaştırıp aynı yere bırakacak belediye” diyor.

2004’de çıkan bu yasa bu güne kadar uygulanmış olsaydı ve Yasa’nın çıkış amacına uygun davranılsaydı belki de Kayseri’de ki olay, okula giden çocuğa saldıran köpekler ve benzeri birçok olay olmayacaktı.

2004’den bu yana Belediyeler yandaşlarını otobüslere, teknelere ve trenlere doldurup gezilere götüreceğine kısırlaştırma yapsaydı sokaklarda ki hayvanların kontrol altına almış, gereksiz üremenin önüne geçecekti.

Hâlbuki yaşanan talihsiz olayların ilk suçlusu bu yasayı uygulamayan ve şehir alanlarından toplayıp nüfus az olan kırsal alanlara köpekleri atan ve hayvanların aç susuz yaşamasını bekleyen belediyelerin.

Mehmet Ali ÖNEL bey de nüfusun daha az olduğu bir bölgede yaşadığını ve çocuklarının 50 kadar köpeğin içinden geçerek okula gittiğini, güvenlik sorunu yaşadıklarını dile getirirken yukarıda ki sorunu yaratan Belediyelere hiç değinmeden tamamen suçluyu tespit etmiş.  Köpekler.

Hâlbuki köpeklerin tek suçu var orada aç kalmamak ve kendilerini korumak için dağ başı sayılabilecek yerlerde içsel olarak sürüler oluşturması ve yine doğası gereği oralarda daha çok çiftleşip ürüyor olması.

Ekran da defalarca dönen çocuğa saldıran köpeklerin görüntüsü ile çocuk ile anne baba arasında ki duyguları kullanarak köpeklerin uyutulmasını savunuyor.  Çocuklar en çok yine kendi türü olan insanlar tarafından öldürülüyor, taciz ediliyor. Mehmet beyin kafada olacaksak bütün insanları barınaklara atalım ve sonrada zararlı olanları uyutalım.

Sokaklarda, yurtlarda binlerce çocuğa tecavüz edilip öldüren insanlar için “uyutulsun” da diyor mu bilemedim.

Bu kafada düşünenlere iyi bir örnek olacağını düşünerek bir anımı paylaşmak isterim. Üç dört yaşlarında otoparka girdiğimde elinden tutuğum oğluma 4 köpek saldırmış ve ısırmıştı. Sultanahmete gidip kuduz aşısı için müracaat edişimi bu gün gibi hatırlarım. O çocuk büyüdü kocaman adam oldu. Hayvan severek büyüdü ve şu an sokaktan aldığı iki köpeği ile yaşıyor.

Sözcü Gazetesinde yazan Ege Cansen beyde Hayvanseverliği yanlış yerinden anlayanlardan olmuş. Hayvan sevmeyenlere hayvan sevenleri sanıyor ki sadece Köpekleri seviyor. Yok efendim Hayvanseverler sadece köpekleri değil bütün hayvanları seviyor, bütün hayvanların haklarını korumaya çalışır. Bütün canlıları sever doğa aşığı insanlardır.

Cansen “Türkiye’de adeta Köpeği Kutlaştıran yeni bir din oluşmuştu” diyor. Hâlbuki gelişen toplum olarak ülkemizde yukarıda bahsettiğim yasaların uygulanmaması ve gerekli yasaların çıkmamasından en çok mağdur edilen en çok işkence ve zulüm gören hayvanlar Köpekler olduğundan en çokta onlar konuşuluyor. Din falan oluştuğu yok yada köpeklere tapanda yok.

15 yıldır kedi ile yaşayan biri olarak diyebilirim ki Ege Cansen kedinin sidik kokusu olmaz. Kedi sidiğini kuma yapar. İnsanların var olan ter kokusu kadar olmaz kokusu, banyoya giren İnsanın erkek cinsi kadar da kıl dökmez.

“Her sabah on binlerce kadın sokaklarda mama dağıntını” ve bundan duyduğun rahatsızlıkları dile getirerek, Kedilere mama dağıtan o güzel kadınları da hedef tahtasına koymuşsun ya Ege Cansen.  Bu yazdıklarını ilerleyen yaşına bunama evresi olarak algılayıp senide böyle kabul edeceğiz.

Son söz;

Yaşam hakkı ver, hayvan insan ilişkisi eğitimleri ver, sevgi dili ile konuş nefret dilini kullanma, hayvanları severken insanı da sev, insan severken hayvanları da sev.

Kısırlaştır, Pet Shoplarda hayvan satışını yasakla,  hayvanları sahiplenin sokağa atanlara yaptırım uygula, Hayvana şiddet yapan, öldürenlere hapis cezası ver, Belediyeleri ve çalışanlarını bu cezalardan ayrı tutma, onlarda hayvanlara şiddet uygularsa zehirlerse, iğne ile öldürürse, barınak adı altında ölüm kampları uygularsa onlara da hapis cezası ver.

“Hayvanları sevmeyebilirsiniz ama onlara yaşam hakkı vermek zorundasınız.”

 

Fedai çakır

28 Ocak 2019, İstanbul

 

Cevapla

ăn dặm kiểu NhậtResponsive WordPress Themenhà cấp 4 nông thônthời trang trẻ emgiày cao gótshop giày nữdownload wordpress pluginsmẫu biệt thự đẹpepichouseáo sơ mi nữhouse beautiful