Templates by BIGtheme NET

EMİNE BULUT VE ŞİDDET MAĞDURU TÜM CANLILAR

Yazı: Ezgi Ülkü Aykut

Kırıkkale’de Emine Bulut’un, 18 Ağustos’ta eski eşi Fedai Varan tarafından bıçaklanarak katledildiği görüntüler infial yarattı. Kanlar içindeki Bulut’un “Ölmek istemiyorum” çığlığı, 10 yaşındaki kızının “Anne lütfen ölme” feryadı Türkiyeyi ayağa kaldırdı. Kadın derneklerinden siyasilere, sanat dünyasından spor dünyasına her kesimden yüz binlerce tepki yükseldi. Çünkü olayın seyredilebilen bir videosu vardı. Ancak son iki günde şiddet olayları da yaşandı.

Gaziantep’de yeni doğum yapan 28 yaşındaki Güldane Y., hastanede yatarken, boşanma aşamasındaki eşi Ahmet Y.tarafından dövülüp başından, kolundan ve yüzünden bıçaklandı. Ahmet Y., tutuklanırken, Güldane Y. ise hastanenin yoğun bakım ünitesinde tedaviye alındı..

Adana ,Yüreğir ilçesi Köprülü Mahallesi’nde meydana geldi. Hayati Özkaya, kızını arkasına, 5 yaşındaki oğlu Osman’ı kucağına alarak mobiletle giderken açılan ateş sonucu yere yığılarak hayatını kaybetti. 5 yaşındaki çocuk ise çevredeki vatandaşlar tarafından kanlar içinde kalan babasının kucağından alındı. Gözyaşlarına boğulan küçük çocuk babasını olay yerinde korku dolu gözlerle izledi. Bir süre sonra ise ilk olayın yaklaşık 500 metre uzağında kahvehaneden tabanca sesleri geldi. Kahvehane sahibi Okan Develi ile arkadaşı Necmettin Şahinoğlu da tabanca ile başlarından vurularak hayatını kaybetti. Saldırgan kaçarken, iki şahsın yakınları kahvehanede feryat etti. Özkaya’nın eşi Mehpare, çocukları Osman ve Halide de gözyaşlarına boğuldu.

Oysa bu olayların videosu yoktu. Daha acısı motorsiklet ile  babasıyla günün tadını çıkaran  5 yaşındaki minik çocukta bir ölüme şahit olmuştu. Ölen babasının yanından kanlar içinde alındı. Ama bu olayın videosu yoktu. O yüzden  Türkiye’de dikkat çekmedi sadece üçüncü sayfa haberi olarak kaldı.

İki gündür tüm sosyal medyada Twitter , İnstagram , Facebook vb. bir çok platformda herkes tepki gösterdi. Ama herkese en çok dokunan o küçük kız çocuğunun “ Anne Lütfen Ölme” çığlığı idi. Anne ve baba olan bir çok insan aynı nokta da tepkilerini gösterdi.  Ancak dün yolda babası ile yolculuk yapan beş yaşındaki o minikte babasının ölümüne şahit oldu. Üstelik tek suçları o yolu kullanmaları idi. Neden bu konuya da aynı duyarlılığı göstermedik. Bir erkek olduğu için mi?

Şiddetin cinsiyeti yoktur !!! Bunu unutmamalı insanlar. Dün , bugün ve yarın bir çok dernek ve STK’lar yürüyüş yaptılar ve yapacaklar. Sonra bu olay da diğerleri gibi unutulup gidecek. Önemli olan toplumumuzdaki şiddetin nedenlerini net bir şekilde ortaya koymak ve bu olguların azaltılması için gerekli çalışmaların bir an önce başlamasıdır.

Şimdi biraz da şiddet çeşitlerine göz atalım;

Psikolojik şiddet çeşitleri;

Kadına  veya erkeğe bağırmak, hakaret etmek, aşağılamak, başka kadınlarla yada erkeklerle kıyaslamak, korkutmak, aşırı kıskanmak, kadının nasıl giyineceğine, nereye gideceğine, kimlerle görüşeceğine karar vermek, erkeğe kadına veya çocuklara zarar vermekle, öldürmekle tehdit etmek, diğer insanlarla ilişkilerini sınırlamak, kendini geliştirmesine engel olmak, kültürel farklılıklarını reddetmek, bastırmaya çalışmak veya bu gerekçeyle kötü muamelede bulunmak gibi davranışlar kadına veya erkeğe yapılan psikolojik şiddet davranışları, olarak anlatılıyor…

Psikolojik şiddet de aynı fiziksel şiddet kadar kadını zedeleyici, ruh sağlığını bozacak bir şiddettir.

Cinsel şiddet!

Kadına şiddet çeşitleri arasında ise birinci derecece, ‘cinsel şiddet çeşitleri’ bulunuyor…

Kadını istemediği yerde, istemediği zamanda ve istemediği biçimde cinsel ilişkiye zorlamak, çocuk doğurmaya zorlamak, kürtaja zorlamak, fuhuşa zorlamak, cinsel organlarına zarar vermek, cinsel özellikleri bakımından başka kadınlarla kıyaslamak kadına yapılan cinsel şiddet çeşitleridir. Bir kadına uygulanan cinsel şiddet kadında depresyona, intihara, değişik psikozlara sebep olabileceği gibi, kadının gelecekteki bütün hayatına, ilişkilerine, insanlara olan güvenine, yaşam istek ve planlarına fazlasıyla zarar verebilecek bir etki yapacaktır.

Unutulmamalı ki erkekler de tecavüze uğruyor. Ancak onlar bunları ne dile getirebiliyor ne de gerekli kurumlara başvuruda bulunabiliyorlar. Bu açıdan bakınca  kadına göre erkekler daha vahim durumdalar. Bu olayların her ne kadar sayısı azda olsa , yaşanan bir gerçek ve göz ardı edilmemeliler.

Ekonomik şiddet çeşitleri;

Ancak günümüzde kadınların ekonomik olarak güçlenmesi bu şiddet çeşidine erkeklerde maruz kalmaktadır.

Kadının ya da erkeğin çalışmasına izin vermemek, istemediği işte zorla çalıştırmak, kadının ya da erkeğin  para harcamasının kısıtlamak, az para vererek çok şey beklemek, aileyi ilgilendiren ekonomik konulardaki kararları  erkeğin ya da kadının fikrini sormadan tek başına almak, kadının yada erkeğin  parasını, şahsi mallarını elinden almak, kadının ya da erkeğin terfi etmesini engelleyecek kısıtlamalar getirmek. (İş gezilerine, toplantılara, kurslara katılmasına engel olmak), kadının yada erkeğin iş bulmasını kolaylaştırıcı becerileri geliştirecek etkinlikleri engellemek, iş yerinde olay yaratmak suretiyle kadının yada erkeğin işten atılmasına neden olmak gibi davranışlar erkeğe ya da kadına uygulanan ekonomik şiddetin göstergeleridir.

Kadına yada erkeğe ekonomik şiddet uygulamak kadının ya da erkeğin daha az söz sahibi olması, güçlü ve ayakta kalamaması ve erkeğe yada kadına  muhtaç olması böylece  baskınlığının daha rahat sürdürebilmesi için uygulanan bir şiddet türüdür ve kadının psikolojisi üzerinde toplumda yer alamama, yaratıcı ve faydalı davranışlarda bulunamama, öğrenilmiş çaresizlik, aşağılık kompleksi gibi etkiler yaratır. Erkekte ise özgüven eksikliğine , kendisini toplumdan soyutlamasına neden olur.

Fiziksel şiddet çeşitleri;

İtip kakmak, tokatlamak, tartaklamak, tekmelemek, kesici ve vurucu aletlerle ya da yakıcı maddelerle bedene zarar vermek, sağlıksız koşullarda yaşamaya mecbur bırakmak, sağlık hizmetlerinden yararlanmasına engel olmak suretiyle bedensel zarara uğratmak ve benzeri davranışlar fiziksel şiddet göstergeleridir. Fiziksel şiddet kadının yada erkeğin ruh sağlığını zedelemekle kalmaz fiziksel sağlığını da bozarak bazı durumlarda ilerde kalıcı izlere sebep olacak sağlık sorunlarına, kadının bir daha anne olamamasına, fiziksel görünüşünde bozulmalara sebep olabilir. Erkekte ise fiziksel olarak görünüşte bozulma , sosyal çevrede agresifleşme, kendisini toplumdan ve aile ilişkilerinden soyutlama, intihar gibi bozulmalara sebep olur.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından gerçekleştirilen Kadına Yönelik Aile İçi Şiddet Araştırması 2014 sonuçlarına göre; kadına yönelik cinsel saldırı suçlarında son beş yılda yüzde 30 artış meydana gelmiş.

Emniyet Genel Müdürlüğü’nün resmi kayıtlarına göre, 19 ayda 78 bin 488 aile içi şiddet vakası yaşandı. Bu da, kayıtlara geçen haliyle her 10 dakikada bir aile içi şiddet olayının yaşandığı anlamına geliyor. 2016’ya baktığımızda ise; Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın  Kadına Yönelik Aile İçi Şiddet Araştırması’na göre her 10 kadından 4’ü eşi ya da erkek arkadaşından fiziksel şiddet görüyor.

Kadın cinayetleri ise her yıl artıyor. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun verilerine göre 2015′ te 303 kadın öldürüldü. Rakamlarda kadınlar var. Peki ya çocuklar , erkekler….

Dün saatlerce sosyal medyada paylaşılan yazıları okudum. Çoğunuz hiç farkında değildiniz ama sizlerde şiddet çağrıları yaptınız. Özellikle annesinin son anlarını gören , yaşayan ve “Ne olur anne ölme” diye feryat eden o kız çocuğuna.

Nasıl mı?

O cani hapiste şişlendi! Cani baba! Acımayın bu caniye! Vb. bir çok paylaşım yapıldı. Belki iyi niyetle , o an duygularınızı dile getirmek için yaptınız ama unuttuğunuz şey o minik kızın yıllar geçse de bunları okuyacağı idi. Bizim için cani sıfatını taşıyor olsa bile o minki kızın babası idi. Ve babası olarak kalmaya devam edecek. Yeteri kadar acı  çeken bir çocuğun ilerde bunları okuyacağını unuttunuz.

Kısacası şiddet çok ince bir çizgide var olan bir olgu.  Özellikle toplum olarak empati kurmayı öğrenmek zorundayız.

Başımıza gelen olayları o kadar normal bir davranış gibi algıyoruz ki. Geçen gün bulunduğum gruptabir bayan ile aramızda ilginç bir konuşma geçti. Bayanyeni bir ilişkiye başlıyor vebir iki kez cinsel birlikyaşadığı  erkek arkadaşı ilegün içerisinde konuşuyor ve akşamüstü sesini duymak için bir daha aradığında karşı taraf cevap vermiyor. Mesaj yazıyor ve aldığı cevap bayanı şoka sokuyor. Karşı taraftan gelen çok kısa ve baştan sağma. Bayan bir iki gün açıklayıcı bir cevap bekliyor sonra tüm iletişim ağlarını engelliyor. Sonra da kendisini suçluyor acaba ben sosyal medyadan çıkardığım için mi böyle oldu diye.  Yukarıdaki olaylara bakınca bu olay ne alaka diyorsunuz? Ancak bu olayda iki  kişide üniversite mezunu.Adam aslında karşısındaki bayanı bir ilişki vaadi ile kandırmış ve sonrasında bir bahane ile ilişkinin bitmesini sağlamıştı. Karşınızdaki bu durumda bıraktığınızda aslında o kişiye psikolojik şiddet uygulamış olursunuz. Çünkü o kişi kırılmış, incinmiş belki de özgüven noktasında sarsılmıştır. Peki sizce karşı taraf bu empatiyi kurabilmiş midir? Halbuki böyle bir davranış yerine karşındaki insana dürüstçe kendisini ifade etmiş olsa o bayanda bu kadar sarsılmayacaktır.

Galiba toplum olarak hem empati kurmayı hem de doğru iletişim becerilerimizi kaybediyoruz. Peki ne yapılmalı bu konularda ;

  • Toplumsal ve bireysel eğitimler: şiddetin ne olduğunun anlatılması
  • Yanlış toplumsal anlayışların düzeltilmesi
  • Danışmanlık hizmetlerinin sağlanması
  • İlgili bireylerin psikiyatrik tedavilerinin yapılması
  • Toplumsal örgütlerin aktif çalışması
  • Yasal düzenlemelerin caydırıcı nitelikte olması, yani şiddet uygulayana uygulanacak cezaların caydırıcı olması ve benzeri çalışmalar
  • Yazılı ve görsel medyada şiddeti öğretici yayınların engellenmesi
  • Sosyal etkinliklerin artırılarak insanların etkin şekilde birbirleri ile doğru diyalog kurmalarının sağlanması

Cevapla

ăn dặm kiểu NhậtResponsive WordPress Themenhà cấp 4 nông thônthời trang trẻ emgiày cao gótshop giày nữdownload wordpress pluginsmẫu biệt thự đẹpepichouseáo sơ mi nữhouse beautiful